Kayıtlar

Mayıs, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dost Görünümlü Post

Bu yıl çok fazla yüzleştiğim kavram. Güya dostun ama düşmanın... Asla iyiliğini istemiyor ve nerede düştüysen orada mutlu olarak sana gösteriyor.  Çok garipsiyorum, Bakakalıyorum...

Önce Kendini Bul

Resim
Bir sürü görevimiz,statümüz var. Anne, öğretmen, yazar, kadın, baba, yeğen, erkek, doktor, astronot, astrolog, neyzen bla bla bla... Ama sen kimsin? Bunları çıkardığında sana ne kalıyor? İşte onlar seni sen yapan değerler.  Adının önüne getiremediğin şeyler...

Nerde Bu Kötüler?

Resim
Bir insanı neden iyi yönünden tanımaya başlamalıyım ki? Anlatsana en kötü huylarını, söylesene en ağır yalanlarını. Artık biriyle tanıştığımda indir maskeni öyle tanışalım demek istiyorum. Kiminle tanışsak, aynı ortamda otursak; en iyi anne, en iyi sevgili, en iyi eş, en iyi çocuğa sahip gibi gibi... Bu hayatta sadece tek bişey olmanız gerekiyormuş gibi bir algı var ve bu hep iyi kalmanız gerektiğine, hep iyi olmanız, hep iyi bir insanmış gibi davranmanız rolüne itiyor. Oysa ki yapamadıklarından başlamak, başarısızlıklarını konuşmak, ilham olmaya ordan başlasak ne güzel olur. Diğer türlü herkes bu kadar iyiyse neden bu kadar kötülük var ? Ve gün geçtikçe artıyor. Hayatın her alanında, başımızı çevirdiğimiz her yerde... Bunu bilerek yaşamakta can sıkıcı. Olayın ya da kişilerin aslını biliyosun ama sahneden çekilmesini bekliyorsun. Önceden müdahale ederdim şimdilerde yazıya dökmek işime geliyor. Yazmaya kaçmak, yazarak iyileşmek iyi geliyor. Diğer türlü nasıl dayanırım bunca kötüye?

Gökyüzü

Şuan yarımay karşısında oturdum kahve içiyorum. Yanında iki tane kuru incir. Bu ay döngüleri hep ilgimi çekmiştir ve hep takip ederim. Yarımay zamanları ayrı bir duygusallığa iter beni. Şimdi olduğu gibi... O yarımay da sanki bir adam diğer tarafa gidiyormuş gibi bir resim beliriyor hep gözümde. Ve ben her yarımay da "niyet ettim Allah'ım ruh eşimle doğru zaman da doğru yerde buluşmaya"  der, göz kırpar ve uyuyana kadar izlerim.

2020

Resim
Bu yıl zorlanan arkadaşlara söylüyorum. Canım "Benim 29 yılım böyle geçti ya!"  Valla zor; farkındayım ama bir süre sonra bağışıklık kazanıyorsun inan bana 😅 acımı "hahaahaaa" falan diyosun, az sabret bak... 😜

Kendi İçinde Mutlu Olmak

Resim
Şu kendi içinde mutlu olamayan tayfa var. Her şeye kulp takan, kendisinden başka herkesin becereksiz olduğuna inanıp sağa sola özgüvenli pozu veren. Ben onlara üzülüyorum aslında...  Mutlu olmadığın için başkasının mutluluğuna tahammülün yok ne kadar kötü. Oysa ben yanımda daha mutlu birini görsem şükür ediyorum.  🤭

Merhamet et

Resim
Herkese merhametli olmuşum da kendime merhamet etmemişim. Hep bi başkasını düşünmüşüm, çalışmışım. Oysa ki merkezde kendim olmalıymışım. Kendime o kadar çok yüklenmişim ki ne yaptığımı bile görememişim. Yastıklarım hep az geldi bana. Oysa ne çok direnmiş mücadele etmişim. Ama içindeyken hiç kendimi görmemişim.

Yaz ve Değiş

Resim
"2019 yılına değişmeyi seçiyorum" diye başladım. Ve bana; sağ olsun o yıl hiç değişemem sandığım herşeyi bırakmayı ya da başlatmayı öğretti. Zaten değişime direndiğim için zorluyormuşum hayatı. Oysaki değişimin kendisiymişim haberim yokmuş.  Gövdesi güçlü bir orman ağacıyım; kökleri sert ve toprağı sımsıkı kavrayan. Dallari yeşil, gür ve narin. Her rüzgârı kabul edip esnek davranan. Değişime, değişmeye açık sallanan ama yıkılmayan.

☆İçimdeki Anlatıcı☆

Resim
Bu kendi kendime konuşma ve yazma halini çok seviyorum. Sayfalarca yazılarım var, oturup kitap haline getirmeyi beklediğim.  Hepsi günlüklerden oluşuyor. Bir günümü ve ne yaşadığımı unutmamak üzerine yazdığım yazılar, içimdeki sese hep güvenerek yol aldım.  Aklıma geldikçe teşekkür etmeyi, gülmeyi es geçmem.   Şimdi de aklımdan geçti. Hi  😘🌈

Kite Surf

Bir önceki yazımda bahsettiğim gibi "denge" üzerine devam ediyorum. Denge sporları araştırmaya başladım ve uçurtma sörfü çok hoşuma gitti. Gözümü kapatıp iki dakika hayal ettim. Sana öğretilen teorik bilgilerle bir tahtanın üzerine çıkıyorsun ve elinde rüzgarın yön verdiği uçurtma... İnanılmaz bir denge ♡ Korona günleri bana; daha fazla içeri dönmeme, hayallerime yenilerini katmaya fayda sağladı.

Madde & Mana

Sessiz kaldığım zamanlar ne yapıyorum diye yokladım kendimi.  Beynim hep aktif. Sürekli anlam arıyor, eleştiriyor, "mana" bulmaya çalışıyor. Genelde bunları sezgi yoluyla birleştiriyorum ve harika oluyor. Yin&Yang Eril&Dişil Kadın&Erkek Bunları bir düşününce hepsinin odak noktası "denge"  de buluşuyorum. Madde ve manadaki gibi. Her ikisinin içinde diğerinin bir yarısı veya karışımı ama dengeli.   Bu yaşadığım mutluluğun da hüznün de geçici olduğunu bilip, tadında yaşamak gibi. Aşırı huzur verici...

Sosyal Medya

Resim
Bu sosyal medya furyası beni benden alıyor.  Neden arkadaşımı takip etmiyormuşum, attığı son hikayeyi nasıl görmezmişim bla bla vs. Puuuf! baydınız. Ve burdan itiraf edeyim; tanıdığım herkesin, hikayesi, gönderisi, Whatsaap sesi, tüm bildirimleri kapalı. 🤭 Yani ben anlamıyorum; tanıdığım insanların hayatlarını her an izlemek ya da sürekli yorum yapmak bana ne kazandırabilir?  Sosyal medya benim için; aynı vizyona ve daha fazlasına sahip olduğunu düşündüğüm; bana fikir olup, farklı bakış açıları kazandıracak bir kitleyle iletişim yeri olmalı. Herkesin içtiği kahveyi değilde; gittiği müzeyi not almayı seviyorum ben eğer gitmediysem ya da hiç bilmediğim bir grubu paylaşmıştır, onunla ilgili bilgiler vermiştir, onu takip ederim. Bundan daha ötesi ne olabilir, acaba ben mi anlamıyorum? Yoksa cidden işler bu kadar basitte ben mi fazla anlam yüklüyorum bilemedim. 🙄 Ben sosyal ağa değilde gönül bağına inanıyorum. Şuan dostum dediğim insanlarla kurduğum gönül bağı gibi. Herşeyin kalitelisi en

Kendine Misafir Olmak

Resim
Ailemden uzakta okuduğum üniversite yıllarım, etrafı daha detaylı incelememe fırsat verdi. Tatillerde baba evine ya da ablama gittiğimde; beklenildiği üzere benim istediğim yemekler yapılır, gönlüm hoş tutulmaya çalışılırdı. Hep -iyi ki- sonsuz teşekkür ederim ama ben; hep bu fikre karşı oldum. Okulum bitti belli bir düzene geçtim, bu gelenek devam etmedi. Etmemeliydi zaten, aslında hiç olmamalıydı. Biz her günümüzü neden misafir olarak yaşamıyoruz. Neden uzaklaşınca değer biliyoruz, mesafeler girince yokluğunu anlıyoruz? Aileme çok anlatmaya çalıştım bu durumu, sonra pes ettim. Çünkü bu bir bakış açısı ve aynı pencereden bakmak zorunda değiliz. Ben her günümü kendime misafir olmakla geçiriyorum ki; zaten öyle değil miyiz? Yarın kullanacağım kıyafetim, tabağım, odam, defterim vb. şeylerim hiç olmadı, bu gidişle de olmaz. Hepsi bugün için! Yaşıyorsam kullanabiliyorsam her an özel, heran çok değerli, çok kıymetli. Bunun tadını sonuna kadar çıkarırım 💃 .  Şimdi kendime nefis bir kahval

Canım Yalnızlığım

Resim
Uzun zamandır yalnızlığımın tadını çıkarıyorum. Daha doğrusu yalnızlık değil kendimle olmanın. Benim en iyi arkadaşım yine kendimimdir. 🙄🤭  Kendiyle olabilen, kendiyle kalabilen, bu durumu da anlayabilen insanlarla aynı dili konuşmaya bayılıyorum. Diğer türlü muhabbet şöyle gelişiyor.  - Nası ya tek başına gezmek mi? hiç zevkli değiiiil!!! 💣 Evde yeterince kendime kahve ısmarladım, özel ders verdim ve benzeri bir sürü şey yaptım. Artık gezmeyi özledim. Gidip kendime Taps Bebekte kahve ısmarlamayı oradan Güneş Waffle da umarsızca oturup etrafa bakınmayı özledim. Hiç abartısız Bebekten Ortaköye, Ortaköyde bir kumpir yiyip Beşiktaşa yürümeyi özledim. Ve evet, bunların hepsini sadece tek birgünde yapmayı...

Maskeli Hastane

Bugün hastanedeydik. Maskelerle iletişimin önemine dikkat ettim. İnsanlar sadece gözleriyle konuşuyordu, konuşmak zorunda kalıyordu. Zordu. Benim çok hoşuma gitti, uzun uzun birilerinin gözlerine bakmak, ne dediğini anlamaya çalışmak. Belki de uzun zamandır buna ihtiyacımız vardı . Birbirimizi anlamamız için pür dikkat dinlememiz gerekiyordu. Buna rağmen anlamayanlar seslerini yükseltmekte buluyordu çareyi.  - Şaşırdık mı?  - "Hayır."

Kötü Düşüncelere Sevgiyle

Resim
Hiç kimseye kırgınlığım, kızgınlığım yok; bilakis birgün size sahneden teşekkür edeceğim günü bekliyorum. Siz beni yaralamasaydınız ben yaralarımı sarmak için nasıl kendimi bulurdum.  Her arkamı döndüğümde sırtıma salladığınız hançerleri nasıl tek başına çıkarılır öğrettiniz. Acı en büyük öğretmendir.  Siz olmasaydınız; ben burada durup bunları yazamaz, konuşamaz, düşünemez, iyinin hakkını veremezdim.

Aşk

Resim
"Aşk" yok etmek değil, var etmektir.  Her birinden bir parça eksiltip tek bir varlığa dönüştürmektir. Umarsızca, çıkarsızca, hesapsızca... Beraber üretmektir aşk! Aşkı aramak diye bişey yoktur; "aşk zaten vardır olmayan şeyi ararsın" . Aşk bütünleşmektir.

Önce Kül Sonra Gül

Resim
Çok net hatırlıyorum. Yaz tatilinde Konya'ya gitmiştim ve o ara yaşadığım zorlukları çok sevdiğim bir ablama anlatıyordum. Beni dinledi, dinledi ve dedi ki; "Önce kül sonra gül olacaksın. Sabret."  Gözlerine baktım, gülümsedim. Evet ama  "Neden ben?" demeden yine susturdu beni, bana yine her zaman umut olacak bir sözle... 💪🍀🙏

Bu da Geçer Yahuu!

Kendime bi alyans alıp bu yazıyı yazdırmak istiyorum şuan... Bu sözü 25 yaşımda kavradıktan sonra, olaylara bakış açım değişti ve ne sevincim ne de hüznüm abartılı oldu. Çünkü biliyorum iyi anlarım da kötü anlarım da geçecek. Sadece durup sindirmekmiş aslolan!

Zengin Olarak Doğuyoruz

Herhangi ufak bir sağlık probleminde harcadığımız paraları hiç hafife almıyorum. Ama bir organımızın da ne kadar ettiğini, maddi durumumuz sıkışınca böbreğimi satarım esprisiyle traji komik bir şekilde gülüp geçiyoruz. Oysa ki ne kadar zenginiz. (Tek tek kalbin, iç organlarının fiyatını yazamam etik değil ve sizde internetten bakmayın!) Bütün olarak varlığımıza şükredip, sağlıklıyken zengin olduğumuzu hatırlarsak, bunlardan mahrum olarak dünyaya gelen insanlara göre de şanslıyız. Zenginiz dostum ama fikir, düşünce zenginliği bambaşka... 😘🙏

Kendimi Buldum

Yaşadığımız bu süreçte kaybettiğim kendimi buldum.  Zaten çok severim kendimle kalmayı, kendime ayırdığım zamanı ama içimdeki beni dışarı çıkarmak için sakin kalmam gerekmiş. Kime ne kattı, kimden ne götürdü bilemem ama "bana beni verdi bu süreç" 🙏.

Ardımda Sadece Ayak İzleri Değil, Kalıcı İyilikler Bırakmak İstiyorum

Resim
"Ardımda sadece ayak izleri değil, kalıcı iyilikler bırakmak istiyorum..." Kendimi bildim bileli doğum günüm kutlanır ve genelde şehir dışında olurum. Ve her doğum günümde yağmur yağar, ben "bu yılda mı yaaa!" diye iç çekerdim 🙄. Bu yıl virüs belası başımızdayken ilk defa doğum günümde evde oldum ve daha önce fark etmediğim şeylerin olduğunu gördüm. "Yağmura küfretmemenin, anın farkındalığını 🙏 "

19. Yaşıma Sevgilerle

Resim
Ayyy! gece gece nereden aklıma geldi bu fotografım ve bu his bilmiyorum  -sesli gülüyorum, tek başıma- . Bak mesela şöyle oluyor hep. Biriyle sevgili oluyorsun iyi kötü güzel gidiyor ilişki. Adamın o yaşa kadar bir kere doğum günü kutlanmamış. Sen hayatına girince birden altın değerinde yukarı ivme kazanıyor tüm sülalesi doğum gününü kutluyor. 🙄🤣  "Kardeşim siz o yıla kadar neredeydiniz allaseeeen? 😏 "  Sonra ayrılıyorsun hani ayıp olmasın diye arkadaşca doğum gününde yazıyorsun ve "ilk sen kutladın" ya da "bir sen hatırladın" diyor. Ahh ahhh! 😁😁😁  Şu değer dediğiniz şey göstermelik olunca komikte oluyor. Ben ne yapayım. 😏💃

Yazmak

Resim
Yazmak için bir sürü sebebim var ama yazmamı gerektirecek ne var diye düşündüm hep... Sonra baktım ki! kimse yaşamıyor ki yazsın. Tamam yaşadım, yaşadıklarımı güncelere biriktirdim. İlham denilen şeyi söyleyim size; Hani canın yanar bişey söylemek istersin ama boğazında bi yumru kalır, işte o yazdırıyor. He! ben hiç o durumda kaldım mı? Hayır. Evet, o yumru boğazımda oluştu ama ben herşeye rağmen karşımdakine bakmazsızın söyledim.  Söyledim ama tuttum; oturdum, yazdım. Hayat herşeyi tecrübe edecek kadar uzun değil. Okuyarak görerek tecrübe kazanalım ki her bi b*ku yaşayarak denemeyelim...