Kayıtlar

Haziran, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mandala

Resim
Beş yaşında neyse insan elli beş yaşında da o! Burada kemik karakter özelliklerden bahsediyorum. Zaten asıl ilgilendiğimiz de bu... Beş yaşındaki bir çocuk oturup resim yapamıyorsa, hareketiyse elli beş yaşında da aynıdır. Konu ilgi alanını belirlemek ona göre hareket ermektir. Söndürülebilir özelliklerini keşfedip en aza indirmeyi sağlamaktır. Ya da en özel yeteneklerini keşfedip, bir ustanın ürününü şekillendirdiği gibi emek vererek, zaman harcayarak, değer vererek yeteneklerini sergilemektir.

Arkadaş Temizliyorum 🤭

"Oturduğu yerden dünyayı gezebilen dost ve arkadaşlarınız olsun. Onların anlatacak çok şeyi vardır. Birde sürekli koşturup, olduğu yerde dönen insanlar vardır. Onların da söylenecek birşeyleri hep hazırdır. Çünkü onlar; kitap okur, müzik dinler, film izler. Oturdukları yerden dünyayı gezerler 🌍 " Bu yazıyı Turgut Özakman'ın "Oyun Yazma ve Senaryo Yazma Tekniği" kitabına not etmişim. (2017) Hâlâ çok beğenirim... ⤵️ Bu sıra tekrara düşmekten çok sıkıldım. Özellikle arkadaşlarımla ilgili. Konferans verir gibi tek taraflı konuşmalar beni çok yordu ve çok uzaklaştım. İyi de geldi, yazma sürecimi hızlandırdı. Kime ok atmayı öğrettiysem bana hedef aldı, hemde benim oklarımla  🤭

Canın Yanarken Susarsan Yazarsın

Hep merak etmişimdir, konuşma bir yere kadar ama yazma boyutuna insanlar nasıl geçer diye. Sonra bunu kendi hayatımda deneyimleme fırsatım oldu. Demek ki bir kap gibi, belli bir yere kadar tepki veriyorsun; sonra bakıyorsun kap dolmuş oturup yazıyorsun. Beni çok etkiledi bu farkındalık... Özellikle iyilik yaptıkça kötülük bulman en temel sebep. Çünkü hep neden diye soruyorsun, hayatta sana sebep-sonuç ilişkisini gösteriyor. Ama ben bu dünyaya bundan daha fazla iyilik yapmaya geldiğimi derinden hissediyorum. Üç beş çulsuza boyun eğip, kenara pısıyacak karakter olamadım. Sadece bunu hangi alanda göstererek ışık kaynağı olabilirim diye sorguladım hep! Yazma yolculuğum kendimi bildim bileli var bakalım beni-bizi hangi maceraya sürükleyecek ? Herkese inat iyilik etmeye devam 😘🌍

Yeşilin Her Tonu♡İnsanın Her Tonu

Resim
Balkonda otururken yeşilin her rengiyle bütünleştim. İnsanların neden bütünleşemediğini düşünerek 🤔 Hayat aslında sanılan kadar zor değil, idrak meselesi zor. Doğru düzgün fark edebilsek herşeyi zaten sorun kalmaz. Tadı biberi, işte sistem bu sözleri de gelir bunun arkasından... Sistem asla sana kötülüğe hizmet et diye seçim sunmaz. Sen seçersin. Belki o potansiyelle doğmuşsundur ama bunu değiştirebilecek güç yine sensin. Hal böyleyken gidişata ucundan bile dokunmak, dokunabilmek sarıyor ruhumu. Tıpkı ağaçların yeşil yaprakları sardığı gibi... 🍀 Belki de birgün belki de yarından da yakın bir gün sarılır insan; kendinden olan tüm renklere 🌈🌍

Misafonya hastaları el kaldırabilir mi?

Resim
Asla hasta olmayanın anlamayacağı durum 🤐😪 Son zamanlarda çok zorlanıyorum. Saat sabaha karşı 4.30 ve ben sese uyanıp tekrar uyuyamıyorum. Daha bu ne! Çay karıştırma sesi, Horlama, Ağız şapırdatma, Çatalın tabağa değdiğinde çıkan ses, Kapı sesi, Yüksek sesle TV izleme, Ritmik sesler, Sinek vızıltısı, Nefes sesi yüzünden başka bir insanla uyuyamamak... Daha sayıyım mı? Birde bunlardan rahatsız oluyorum diye niye ben hasta oluyorum ya deyip kimsenin beni asla anlamadığını bilmek 😐 Şiddeti artarsa öfkeleniyorum ve kendimi yoga yaparken ya da yürürken buluyorum. Diğer türlü yaşanması zor. Bu hastalıklara sahip olup anlaşılamaması bizi daha çok yormuyor mu hekim bey/kadın? Duyuuuuuun beniiiiii🙃

Kendime Randevu

Resim
Sanal Yazı Evi'nin yarın 19. günü... Yarın oraya gitmeyi düşünüyorum, yerinde kontrol. Tanışmak, ortamın havasını solumak istiyorum. Yazma aşkımı daha da alevlendireceğini düşünüyorum. Umarım Yeşim hoca oradadır 🙏🌈 Ortak yönlerimizi konuşmak çok keyif verecek 🍀

Yüzleşmek

Resim
Kendimle yüzleştim karantinada. Ne çok ihtiyacım varmış kendime. Hatta sadece kendi kendime. Salt yalnız kalamamak asıl derdim. Herkesle olunca herkes olmuşum. Durmak, uzun uzun düşünmek, sakin kalabilmek en büyük lütuf oldu bana. Geç saatlere kadar oturduğum, sabah geç kalktığım sürece hiç giremedim ama sevdim bu durumu. Günün tamamını değerlendirdim. Notlar aldım, çıkarımlar yaptım. Değiştigimi, ama fark etmeye zaman bulamadığımı gösterdi karantina. Kimi nasıl etkiledi bilemem ama bana beni, kendimi verdi. Karlı çıktım bu süreçten...

Tesbih

99 kere yalnızlığımı anlatır bir tesbih. Kendimi bildiğimden beri yeşil tesbihim vardır uyurken elimde. Evimden başka bir yerde uyurken zorlanırım uykuya dalmakta. Çünkü her gece bana eşlik eder, bende ona. Yastığı, yorganı, yabancı bir yeri yadırgamadım hatta hep tanıdık gelmiştir gittiğim her yer. Tesbihliksizliğim zorlamıştır uykumu. O zamanda parmaklarım girer devreye. Piyano tuşlarına basar gibi. Yalnızlık huzur ve bu huzura eşlik eder tesbih. Hemde 99 isimin içinde bir yalnızlık. En sevdiğim 🙏🍀🌍

Zinciri Kır

Resim
İnsan doğar, büyür, okula gider, okuldan mezun olur, iş sahibi olur, erkekse askerlik yapar, kızsa çeyiz biriktirir, evlenir, çocuk sahibi olur, evlenirken mutlaka ev, araba sahibi olur, çocuk büyütür ve ölür. Tüm insanlığın yaşadığı düzeni bir cümleye sığdırdım. Bu korkunç! Ve bu zincire uyanlar toplumda kabul görür ama mesela 25 yaşında değilde 40 yaşında evleneceğim dese dışlanır. O yaştan sonra çocuk nasıl büyütülür? Biran önce bir yuva kurmak lazımdır. Niyeyse ? O zinciri kıran isyancıdır, asidir, doğru bilmiyor, düşünemiyor muamelesi görür hep. Oysa ki kimin doğrusu bu zincir? Neden farklı olmak, aynı sırayı takip etmek istememek bir sorundur?

Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi?

Resim
Eviniz kira mı yoksa kendinizin mi? Ne hadsizce bir soru! Kime ne faydası var cevabının bilmiyorum. Bildiğim tek şey insanların hayatları boyunca eve, arabaya sahip olmak için ömür çürüttükleri. Tamamen kıtlık bilinci. Sende birşey yoksa var etmeye çalışırsın. Oysaki evrende herşey senin. Onun yerine gönül sahibi olmaya çalışsak? Yüce bir gönle sahip olmak onunla bir hayatı geçirmek arzusu ne kadar hafif geliyor bana. Çünkü o gönlün içinde herşey var, yeter ki görmesini bil 🥰

13.Gün:Metafor

Resim
Bugün sabah "Bisiklet" metaforu yazmıştım sizlere. Bugünün yazı konusunun metafor olduğunu bilmeden. Sizce tesadüf mü? Bence hayır. Hatta çok hoşuma gitti bu durum. Ben bişeyleri öğrenmeye çalışıyorum derken ön sezgilerimin benim bayağı önümde olduğunu görmek 😏🙏 Yazmak bir varoluş, ben yok olmadan, varlığımı önce kendime, sonra içimdeki tüm seslere bütün metaforlarla sesleneceğim... 💃

Bisiklet

Resim
Bu hayatta neden herkesin amacının farklı olduğunu düşündüm,  bu sabah kahve yaparken... Bir Tedx konuşmasında geçti "bisiklet" . Oradan esinlendim zaar. Şimdi 100 tane bisiklet,100 tane de insan düşünelim. Her biri istediği bisikletle istediği şeyi yapabilir diye açıklama gelsin. Biri alıp, üzerine binip bassın gitsin yokuştan aşağı. Biri modifiye için bisikletçiye götürsün. Biri binmek istemesin bisiklete, elinden taşısın yol boyu. Biri isyan etsin bu nasıl bisiklet diye. Biri çok mutlu olup şükrederek binsin. Bu birilerinin sayısı ve seçimler çok fazla... Kendimi nerde gördüğümü hayat amacımı sorguladım bi an. Ben o bisiklete keyifle binenlerdenim ama tek farkla başka bisikletler bulup çocuklara veren kişi olmak şartıyla...

Okuduğum Kitap

Resim
"Su aynı zamanda akışa teslim olur.Teslimiyet içindedir." Hakan Mengüç'ün kitabından altını çizdiğim satır. Suyun felsefesine dair çok şey okudum, etkilendim, hatta bir ara ismimi "SU" diye değiştirmeye bile karar vermiştim. Sonra "kezban su"  lar türedi vazgeçtim. İyi ki de geçici bir hevesmiş çünkü ben zaten şekilcilikten hoşlanmıyorum. Hayatıma ne kadar yansıtabildiğim önemli. Ama itiraf edeyim damla şeklinde bir küpe aldım ve her gün onu takıyorum. Su gibi akışta olsun işlerim diye. Suyun önünde duracak bir engelin olmaması hayat felsefem. Hayatıma ne kadar yansıtırsam bu felsefeyi o kadar yolunda gidiyor işler... Al işte sana teslimiyet ♡ Hemde farkında olmadan, bilinçsizce. Zaten aklınla düşündüğün her şey bir plan değil mi?

12.Gün:Okumak

Resim
Elimde "Hiçbir Karşılaşma Tesadüf Değildir" kitabı var. Hayranlıkla okuduğum; yazı pratiğimde de altını çizdiğim bir yerini sizlere yorumlayacağım. Yazamadığın zaman okuyorsun ya da okuyamadığın zaman yazıyorsun! Ben bu süreci yaşayanlardanım. Ve hangisine, hangi duyguyla geçiş yaptığımı fark etmek için daha dikkatli olacağım. Okuyarak ve yazarak kendimi kaybettiğim; kendimi bulduğum, kendimi keşfettiğim anlara 😘

Seviyorum

Resim
Özünde iyi olan, hesapsız, çıkarsız insanları seviyorum. Ben demeden biz diyebilen insanları... Sen düşünmeden seni düşünen, konuşmana gerek kalmadan seni anlayana insanları... Ben inanıyorum bu insanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla ve ortak bir amaç için beraber olacağız 🙏🍀🌍 Daha iyi bir dünya için, Çocukların, " sokak çocuğu" diye; tabir edilmediği dünyada... "Bağımlı o" diye; veremli gibi davranılmayan dünyada... Hayvanların evde değil dışarıda kendi doğasında yaşadığı dünyada... Umut, iyilik, istikrar ve en önemlisi inanç! İnanıyorum 🌈

Tenime Değil Gönlüme Dokunan Ruh

Resim
Her kavram çok basite indirgenmiş. Neye el atsam yarım kalıyor. Birde son zamanlarda üç beş özlü söz ezberleyip, cümle içinde kullanan ama yaptığıyla asla eş değer olmayan davranışlara tahammülüm azaldı. Belki de;  bunlarla yaşamayı öğrenmem lazım, özgün olmaktan vazgeçmeden!

Elbisesi Kirli Olandan Değil Düşüncesi Kirli Olandan Kork

Resim
Düşüncelerimizi yönetebilme yetisi verilmiş hepimize, Her insan iyi düşüncelere sahip kötü düşüncelere de sahip, Önemli olan bunu yönetebilmek. Yaratıcı her birimizin içine aynı duyguları; eşit bi şekilde vermiş. Bunları algılayabilmek, doğru yerde, doğru zamanda kullanabilmek dileğiyle...

Mevsim Geçişleri

Resim
Her mevsim doğasını insana başka şekilde yansıtıyor. Kışın dinlediğin müziği yazın dinleyemiyorsun. Çünkü hava gibi ruhlarımız da değişiyor. Bizimde bu değişime ayak uydurmamız gerekiyor diğer türlü hep aynı kısır döngü de buluyoruz kendimizi. Aslında mevsimi bile beklemeden yukarıya kafanı kaldırıp bakınca; her gün güneş doğuyor ve ay çıkıyor. Gündüz bitip gece başlıyor, sonra yine sabaha uyanıyoruz. Bu döngü de bile değişim var, hiçbir şeyin kalıcı olmadığı aşikar. 🌈

Ben onu seviyorsam onun beni sevmesine gerek yok

Resim
Karşıdan beklediğimiz her duygu bencillik üzerine kurulu. Oysa ki aşkta, sevgide senin hissetiğin kadardır. Aynı hisleri karşından beklememektir. Eğer beklersen bu ticarete dönüşüyor, ben onu seviyorum o da beni sevsin. Ben ona aşığım o da bana aşık olsun. Herkes bunu ister ama yola bununla çıkılmaz. Zaten her iki tarafta aynı anda seviyorsa aşıksa o zaman ilişki oluyor. Hatta uzun, güzel, çıkarsız. Anda ve onun hisleriyle kavga etmediğin ilişki.

Kendine Sadık Kal

Resim
Öğrendiklerine, öğretilere, sana verilen değerlere sahip çık. Şuan ki "sen"e ihanet etme. Herkesin görüşü farklı, sen seninkine sadık ol. Aynı şeyleri düşünmek yaşamak zorunda değilsin. İnan ve yolunda devam et. Başkalarının ayak izinden gidersen, kendi ayak izin olmaz. Cesaretli ve inançlı olmaya devam et. Sahneden onlara göz kırpacaksın... 😘

Dakika da İlişki ?

Resim
Yüzeysel ilişkiler artık dur durak bilmiyor.  Bir gecede tanışıp sadece cinsellik için beraber olup sonrasında kimse kimseyi tanımamış gibi ayrılmak istiyor. Bu durum sadece bana mı garip geliyor?  Sonra durumu normalleştirmek için "an da olalım" deniyor. Şaka gibi. Anı fırsata çevirmek! Vallahi pes!! Ben asıl duygunun olmadığı bir ilişkide yokum, olanın da Allah çarşısına pazar versin 😘

Metrobüs Anısı

Metrobüse önden binmek yasakmış, tabii ben bilmiyorum, bekliyorum öyle ve metrobüs geldi ben binemedim. Millette uyaracağı yerde tip tip bakıyor. İşte zaman geçti, ama cidden hicbir şey değişmedi! Ben ilk İstanbul'a geldiğimde sene 2012; yine metrobüse binerken bir girişte basıyordum akbili birde şoförün yanında. Bi Allah'ın kulu da beni uyarmadı bir ay boyunca. 🤨 Yurttaki arkadaşımla gittik birgün okula o söyledi. 🤐 Diyeceğim o ki yardımseverlik kaplasın içinizi...

Grahambel

Muhtemel telefon konuşmalarından sonra genelde sinirimizi, öfkemizi, çok nadir güzel şeyleri kapattıktan sonra yüksek ses tonuyla dile getiririz. Ve bunu 8 yaşında yeğenim bile fark etmiş. "Hala, insanlar telefonu kapatıyor asıl söylemek istediğini o zaman söylüyor, o zaman niye arıyor ki!"  dedi. Baktım ve gülümsedim, cidden böyle. Gözlem yeteneğine, onu süzen beynine sağlık yavrum. 👌

Toplu Taşıma Deteoksu ama Bu Zorunlu

11 Mart 2020'den sonra ilk defa metrobüse bindim.Tabii bugünün tarihini de söyleyim 2 Haziran 2020. Sosyal medya detoksum gibi aradaki zaman hiçbir şeyi değiştirmemiş. İnsanlar her zaman ki nezaketsiz, sabırsız, sevgi dolusuz... 😅 Metrobüste ayakta duramazken bir koltuk boş kalacak kuralı var, çok gariptir herkes uyuyor bu kurala.  Ama ayakta dip dibe gidiyoruz? "En rahatı şoför" konuşmaları var. Çünkü ön kapıdan giriş yok, arada şeffaf bir duvar var ve adam işini yapıyor yahu :) Yolcu değil yani çalışan! Niye en rahatı o olsun?

Sosyal Medya Detoksu

Resim
Elimde telefon, mesaj yazarken merdivenlerden düştükten sonra; telefon mu beni kullanıyor ben mi telefonu diye kendime soru sordum ve cevabını verip uygulamaya koyuldum . Tabii bundan bir 4 yıl önce falandı. Bu durumu bacağımda hafif bir morlukla atlatmış bir şekilde karar verdim. Her uygulamanın kullanım süresi olacak ve o süreden sonra asla telefonu elime almayacağım diye. Çok şükür uyguluyorum ve çok mutluyum. Çünkü artık rolleri değiştik, ben telefonu kullanıyorum. Instagram ve YouTube da günde 1 saat ayarı ve uyarı koydum. Ne olursa olsun o bir saat dolduktan sonra asla girmiyorum ki son zamanlarda pandemi sürecinde bile günde 1 saat girmediğim çok zaman (gün) oldu. Yehuuuuuuuu💃 Son 2 yaz tatilimde de tüm sosyal medya mecralarını dondurup sezonda tekrar dönüyorum. Ve görüyorum ki hiçbirşey kaybetmemiş hatta kazanmışım. 🙄🤭 Değişen hicbir şey yok! 😏 O zaman devam... bakalım bu sürece başka neler ekleyip çıkaracağım? Bana katkısı olan her türlü yeniliğe açığım. 🌍 Zaman ve zekili

Sevgi

Resim
Bugün dışarı çıktım tüm yeşil yapraklara dokundum, çiçekleri kokladım. Ağaçlarda ki meyvelere uzun uzun baktım. Her ağacın yaprak rengini şeklini inceledim. Yağmur yağmıştı hafif. Salyangozlar, sümüklü böcekler, solucanlar çıkmıştı; durdum birkaç dakika onlarla sohbet ettim.  Bir köpek gördüm simsiiiiiyah!  Gözleri anlattı herşeyi, yüzü gözümün önünden gitmiyor.   Oysa ki ne çok anlatacak şeyimiz var; bitki olarak, hayvan olarak, insan olarak...  Bizse görmemeyi seçiyoruz. Dünle bugünü aynı yaşayıp geçiyoruz.

Listemi Fark Etmek

Resim
Yazıda ki 4.günüm de bugüne kadar okuduğum kitaplar, izlediğim filmler ve arkadaşlarımla genellikle konuştuğumuz konular soruldu...  Okuduğum kitaplar da, filmler de sohbetlerimde genel çerçevede; kişisel gelişim, çocuk ve sanat. Bu üç kategori. Sanatın tiyatro ve eleştiri yanıyla ilgiliyim daha çok... Çocuklar tüm dünyam. Kişisel gelişimse; neydim ne oldum, nasıl oldum, bu yoldaki mücadelemi anlatmaya yöneliyorum.. Sonuçta hiçlikle bitireceğim ama önce yanmayı sonra kül olmayı öğreneceğiz 😘 Ve kül olurken başkalarına ışık olmayı 🍀

Sevgilim Bey, Aşkım

Resim
Mailleşmeye razıysan gel :) Bak diğer türlü saçma sapan yazışmalar, sürekli görüşmeler, zekilikten uzak konuşmalar hiç bana göre değil. Anlaşabilmemiz için sana göre de olmaması lazım oda ayrı konu 🤭 Ya bak artık mektup bitti, uzay çağı, dijitallik falan anlıyorum ama ilişkimizin suyuda çıkmasın bu sosyal medya,Whatsaap, facetime görüşmelerle 😉 Bir günde yapılan binalar gibi bir günde oluşmasın sevgim, aşkım... Bi zahmet ilmek ilmek dokuyalım... Sonra ne oluyor biliyoruz, temeli sağlam olmayan; çok kısa sürede yapılan binalar küt çöküyor.  Biz seninle her bir köşesini sanatla dokuyalım. Bırak orda burda yayın etmeyi, bakmaya bile kıyamayalım... 🍀🌍