Sessizliğin Gücü

Yaralar duygulardan depreşir. Kelimeler sığ...

Eğer gerçekten isterseniz, yağmurun sesinin çeviriye ihtiyacı yoktur. Bazı duyguların olmadığı gibi. Bir kavramı anladığında söze ihtiyaç yok. Sözsel olarak duygular alt planda kalıyor.

Anlatamıyorum çünkü içinde yaşadığımız dünya çok gürültülü. Anlaşılmak için çabaya ihtiyaç var. Ona rağmen insanlar birbirini anlamıyor.

Kafamızın içinde sesleri duymamak için sürekli müzik, tv, teknolojiyle kendimizi oyalıyoruz. Bildiğimiz sözcükler duygularımızı anlatmaya yetmez. İletişim sözlü paylaşımdan ibaret değildir. İletişim için sözlere ihtiyaç yok. Sözler oldukça sığ.

Birisine olan sevgini anlatmak için "Seviyorum" yeterli değil. Heyecan, aşk, tutku, ölüm, korku içimizde hissettiğimiz yüzlerce karışık duygunun dile bürünmüş hali değil.

Acı, üzgünlük, yıkılmışlık ölen birinin ardından kelime olarak yetmiyor ya da aşk, sevgi... Belki de içinde duydukların bu kelime bile değil.

Seni çaresiz bırakıyor. Sessizlik cevap veriyor içinde, sese ve duyguya!

Yorumlar